• İbat & Aysun Hukuk

İşe İade Kararı Sonrası İşçinin İşverene Başvuruda Bulunmaması

En son güncellendiği tarih: 28 May 2020


avukat esra uysal ibat

İş güvencesine tabi işçi tarafından ikame edilen işe iade davasının işçi lehine sonuçlanması, arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşmaya varılması, bir başka deyişle işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğinin tespiti halinde işçi, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin “İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır.” açık hükmü karşısında işe başlama başvurusu yapmak zorundadır. Kanun, bu halde işçiye işe başlama başvurusu yapma ya da iş güvencesinden kaynaklanan haklarını talep etme gibi bir seçenek tanımamıştır[1].


Daha önce de ifade edildiği üzere; işçi, bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. (İş K. m. 21/6) Bu cümleden bahisle işe iade başvurusunda bulunmayan işçi, geçerli hale gelen fesih nedeniyle iş güvencesinden kaynaklanan, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklardan faydalanamaz[2].

“[...] İş Kanunu’nun 21 inci maddesinin 5 inci fıkrasının 2 nci cümlesinde açıkça ifade edildiği üzere, işçinin 10 iş günü içerisinde işverene başvuru yapmaması halinde, geçerli nedenle yapılmış bir feshin sonuçları doğar. Bunun anlamı, geçerli nedene dayanılarak yapılan fesihte, kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği gibi, ihbar önellerine uyulması ya da ücretinin ödenmesi zaten gerektiğinden, işe iade davası sebebiyle iş güvencesi tazminatı, işsiz kalınan sürenin ücreti gibi yeni bir ödeme yapılması söz konusu olmaz.” Yarg. HGK. 22.03.2017, 2015/1035 E, 2017/534 K.


Buna karşılık, işverence yapılan fesih, işçinin başvuruda bulunmaması sebebiyle geçerli hale geleceğinden, işveren geçerli feshin tüm sonuçlarından sorumludur[3].

İşçinin işe başlama başvurusunda bulunmaması halinde geçerli hale gelen fesih, yaptığı feshin haklı olduğunu iddia eden işveren bakımından sonuç doğuracak, feshin niteliğinde değişiklik yaratacaktır. Zira, artık işverence yapılan ve geçersiz ve haksız sayılan fesih, işçinin davranışı ile kanunun açık ifadesi karşısında nitelik değiştirecek ve geçerli hale gelecek, işveren bu halde geçerli feshe bağlı tüm mali sonuçlardan sorumlu tutulacaktır. Buna göre, işçiye, kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapmak ve varsa doğmuş diğer işçilik alacaklarını ödemekle yükümlüdür. Fakat belirtmek gerekir ki aradan geçen süre içerisinde işçinin haklarında ilerleme, kazanımlar olsa da işçinin hukuki durumu, işveren tarafından yapılan ve işçinin başvurmaması ile geçerlilik kazanan fesih tarihi dikkate alınarak belirlenir.

Nitekim, işçi, işe başvurmaması halinde dört aylık ücret ve diğer haklarından faydalanamaz.

İşe başlama başvurusunda bulunmayan işçiye, işveren tarafından yapılan ek ödemelerin ne olacağı ise sorun yaratır. İşveren fesih esnasında yaptığı ek ödemeyi, işçinin işe iade davası açmaması karşılığında yapmış ise, bu yönde bir anlaşma yasanın mutlak emredici hükmüne aykırı olduğundan geçerli sayılmaz. Bu halde işveren BK genel hükümleri uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanarak işçiden istirdat talebinde bulunabilir. Ancak bu ek ödeme işe iadenin mali sonuçlarının gerçekleşmesi halinde mahsuba konu edilmişse, geçerli hale gelen fesih karşısında işe iade davasının mali sonuçları gerçekleşmediğinden başka bir ifade ile bozucu şart gerçekleşmemiş olduğundan işverenin bu ek ödemeyi işçiden istirdat etme ya da yapılacak başka bir ödemeden mahsup etme imkânı yoktur[4].

Geçerli hale gelen feshin sonuçları bakımından kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin ayrıntılı açıklamalar, aşağıda her bir işçilik alacağı bakımından ayrıntılı incelenecektir.



-------------------------------------------- KAYNAKÇA -------------------------------------------


Ø Bilgili, A. (2005) --- İş Güvencesi Hukuku, İşe İade Davaları. Karahan Kitapevi. Adana.

Ø Çankaya, O. Günay, C. ve Göktaş, S. (2006) --- Türk İş Hukukunda İşe İade Davaları. Yetkin Yayınevi. Ankara

Ø Çelik, N., Caniklioğlu, N. ve Canbolat, T. (2016) --- İş Hukuku Dersleri. Beta Yayınevi. İstanbul

Ø Mollamahmutoğlu, H., Astarlı, M. ve Baysal, U. (2017) --- İş Hukuku Ders Kitabı Cilt 1 Bireysel İş Hukuku. Lykeıon Yayınları, Ankara.

Ø Narmanlıoğlu, Ü. (2014) --- İş Hukuku Ferdi İş İlişkileri I, Beta Yayınevi, İstanbul.

Ø Süzek, S. (2017) --- İş Hukuku, Beta Yayınevi, İstanbul.

[1] Çankaya vd., 2006: 310. Narmanlıoğlu, 2014: 526. Çelik vd., 2016: 418.


[2] Süzek, 2017: 670. Çelik vd., 2016: 416. Narmanlıoğlu, 2014: 524. Mollamahmutoğlu vd., 2017: 364. Bilgili, 2005: 178;.


[3] “İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.” (4857 S. İK m.21/6)


[4] Uçum, 2008: 45. Kar, 2011: 1261.

1 görüntüleme0 yorum