• İbat & Aysun Hukuk

İşe İade Davalarında Arabulucuya Başvurma Zorunluluğu

En son güncellendiği tarih: 28 May 2020


avukat esra uysal ibat


İş güvencesi hükümlerinden faydalanan işçi, feshe itiraz etmek istediği takdirde feshin geçersizliğini tespit ve işe iade istemli dava açabilir. Ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen yeni düzenleme ile 01.01.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshe itiraz eden işçi için öncelikle arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu zorunluluk, dava şartı olarak kabul edilmiştir. Buna göre, feshin geçersizliğini iddia eden davacı, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren “bir ay” içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır.


Arabulucuya başvuru süresinin başlangıcı, fesih bildiriminin tebliği olduğu kanunda açıkça belirtilmiş olmakla birlikte, fesih bildiriminin tebliğine ilişkin daha önce uygulamada var olan sorunlar ve çözüm yolları burada da uygulanacaktır. Öyle ki, yazılı bir tebliğ yapılmadığı takdirde işçinin feshi sözlü olarak öğrendiği tarih, eylemli fesih hallerinde eylemli feshin yapıldığı tarih, bildirim yazısını tebliğden imtina halinde tebliğden imtina ettiğini gösteren tutanak tarihi sürenin başlangıcına esas alınacaktır. İşçinin raporlu olması ya da feshe karşı idari itiraz yoluna başvurması halinde dava açma süresini durdurmadığı- kesmediği dikkate alınarak bu hallerde arabulucuya başvurma süresinin de durmayacağı ve kesilmeyeceği söylenebilir[1].


Arabulucu, tarafları uyuşmazlığı çözmek üzere bir araya getiren, müzakerelere katılmayan ve tarafsızlığını koruyan kişidir[2]. Arabuluculuk kurumu, giderek artan dava yükünün azaltılması ve işe iade sürecinin hızlanması amacıyla getirilmiştir[3].

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3’ te ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere; yetkili arabuluculuk bürosu, karşı tarafın veya karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosudur. Listeden yapılan görevlendirme ile arabuluculuk faaliyetleri başlayabileceği gibi tarafların, listede yer alan arabulucularından herhangi biri üzerinde anlaşmaya varması da mümkündür[4].


Arabulucunun yetkili olmadığı yönündeki itiraz, karşı tarafça en geç ilk toplantıda yapılmalıdır. Tarafların anlaşmaya varmaları ya da varmamaları halinde ya da taraflardan biri veya her ikisinin görüşmeye katılmaması halinde arabuluculuk faaliyetine son verilerek son tutanak düzenlenir ve bu tutanak arabuluculuk bürosuna iletir[5].


İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde tarafların anlaşması ya da anlaşamaması halinde arabulucu ücreti ile tarafların görüşmeye katılmaması halinde davada ortaya çıkacak yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır.

Kanunda alt işveren-asıl işveren ilişkisine ilişkin olarak

Asıl işveren -alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır.” [6]

hükmüne yer verilmiştir.


Bu düzenlemenin, daha önce Yargıtay 22. Dairesinin, alt işveren- asıl işveren ilişkisinin varlığı halinde tarafların mecburi dava arkadaşlığının bulunduğu yönündeki yerleşik içtihatları ile uyumlu olduğu ve bu itibarla Yargıtay’ın ilgili kararına hukuki dayanak sağlandığı söylenebilir[7].


Taraflar arabuluculuk görüşmesine bizzat katılabilecekleri gibi vekilleri vasıtasıyla da katılabilirler. Bunun yanında işverenin yazılı olarak yetkilendirdiği çalışanı da işveren temsilcisi olarak arabuluculuk görüşmesine katılma ve tutanağı imzalama yetkisine sahiptir. (7036 S.K. m.3/18)


Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri bakımından 7036 Sayılı Kanun’un 3. maddesi uygulanır ve arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.


Arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşmaya varılamaz ise son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde İş Mahkemelerinde işe iade talepli dava açılabilir ya da tarafların anlaşması halinde uyuşmazlık özel hakeme götürülebilir. Bu düzenleme ile işe iade davası için getirilen bir aylık hak düşürücü süreye yeni bir süre eklenmiştir.


Arabuluculuk faaliyeti neticesinde anlaşmaya varılamaması halinde davacı işçi, açacağı işe iade davasına, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağı eklemek zorundadır. Bu tutanağın eklenmemiş olması halinde mahkeme davacıya eksikliği tamamlaması için süre verir. Bir haftalık kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanamaması halinde dava başkaca herhangi bir hususa bakılmaksızın dava şartı yokluğundan reddedilir[8].

Davacı işçinin arabulucuya başvurmaksızın dava açması halinde dava usulden reddedilecek olup kesinleşen ret kararının ardından tebliği takiben iki hafta içerisinde arabulucuya başvurulabilecektir[9].



-------------------------------------------- KAYNAKÇA -------------------------------------------


Ø Astarlı, M. (2017) --- “7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4857 Sayılı İş Kanunu’nun İş Güvencesi Hükümlerinde Öngördüğü Değişikliklerin Değerlendirilmesi.” MESS Sicil İş Hukuku Dergisi. Sayı 38.

Ø Demir, F. (2017) --- İşe İade Davalarında Yargılama. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Sayı 37.

Ø Manav, E. (2015) --- İş Mahkemelerinin İşleyişi ve Bireysel İş Uyuşmazlıklarının Alternatif Çözüm Yöntemleri Çalışma ve Toplum Ekonomi ve Hukuk Dergisi, Sayı: 4

Ø Mutlay, B. (2018) --- İş hukukunda zorunlu arabuluculuk. 18 Mart 2018 tarihi Koç Üniversitesi- Genç Yaklaşımlar Sempozyumu, İstanbul

Ø Narmanlıoğlu, Ü. (2017) --- İş Kanunu’nun İşçiye Güvence Sağlayan Feshin Geçersizliği Davasının Yeni Çerçevesi (İş Mahkemeleri Kanunu’nun Feshin Geçersizliği Davasında Yaptığı Değişiklikler). MESS Sicil İş Hukuku Dergisi. Sayı: 38.

[1] Narmanlıoğlu, 2017: 14. Astarlı, 2017: 42. Mutlay, 2018: 57.


[2] Manav, 2015: 205. Mutlay, 2018:3


[3] Demir, 2017: 291. Astarlı, 2017: 41. Narmanlıoğlu, 2017: 12.


[4] Narmanlıoğlu, 2017: 13.


[5] “Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhal arabuluculuk bürosuna bildirir.” (7036 S.K. m.3/11)


[6] 7036 S.K. m.3/15


[7] Astarlı, 2017: 43.


[8] “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir..” (7036 S.K. m.3/2)


[9] Narmanlıoğlu, 2017: 12.

9 görüntüleme0 yorum