• İbat & Aysun Hukuk

Delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması gerekir

En son güncellendiği tarih: 28 May 2020


avukat melike köse aysun


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 4 Aralık 2019 tarihli ve 30968 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararında, uygulamada sıklıkla birbiri ile karıştırılan ve birbiri yerine kullanılan gider avansı ve delil avansı arasındaki farka vurgu yapıldı.


Yerel Mahkeme tarafından davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için iki haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde masrafın yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı bildirildiği, ancak davacının verilen kesin sürede bilirkişi incelemesi yapılması için gerekli masrafı yatırmadığı, kesin süre dolduktan sonra söz konusu masrafın yatırıldığının anlaşılmasının ardından davanın usulden reddine karar verilmiştir.


Bunun üzerine T.C Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunarak, somut uyuşmazlıkta davacının dayandığı bilirkişi delili nedeni ile istenilecek giderin delil avansı kabul edilip verilen kesin süre içerisinde bu delil masrafının karşılanmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması sonucuna varılarak mevcut delil durumuna göre davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken usulden reddi şeklinde hüküm tesisisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise 2019/6552 Esas, 2019/17198 Karar sayılı kararında; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "harç ve avans ödenmesi" başlıklı 120. maddesi ile "delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesine atıfta bulunarak şu sonuca varmıştır:


"Zikredilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerindeki düzenlemelere göre, HMK'un 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur.


Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içerisinde değerlendirilmesi olanağı HMK'nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin re'sen hesap raporu, teknik rapor vb. alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.


Delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf 'o' delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre işin esası hakkında karar verilmelidir."


Kaynak: 4.12.2019 tarihli ve 30968 sayılı Resmi Gazete.

188 görüntüleme0 yorum