• İbat & Aysun Hukuk

DAVA DİLEKÇESİNİN TALEP KISMINDA BELİRTİLMEYEN ALACAK KALEMLERİ ISLAH DİLEKÇESİYLE TALEP EDİLEBİLİR

Dava dilekçesinin talep ve sonuç kısmında talep edilmeyen ancak dava dilekçesi içeriğinde saklı tutulduğu belirtilen alacak kalemi yönünden Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin güncel tarihli kararında; iş bu alacak kaleminin talep ve dava edilen alacak kalemi ile aynı hukuki ilişkiden kaynaklanması halinde ek dava ile istenebilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiş ve usul hukuku bakımından en önemli ve temel ilkelerden olan usul ekonomi ilkesi göz önüne alınarak bu alacak kaleminin nispi harcı yatırılmak suretiyle ıslah dilekçesi ile istenebileceği açıkça vurgulanmıştır.

İlgili Yargıtay kararına konu olayda davacı işçi, 1.900 TL olan aylık ücretinin ilk 10 ay için 1.400 TL yatırıldığını beyan etmiş ve eksik yatırılan ücret alacağı hakkını saklı tuttuğunu belirtmiş ancak davaya hiç ödenmeyen Temmuz ve Ağustos aylarına ait 1.900 TL ( Toplamda 3.800 TL ) bedeli konu etmiş ancak yargılama sırasında davayı ıslah ederek eksik yatırılan 10 aylık ücret alacağını da talep etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, genel uygulamanın bu yönde olduğundan bahisle, dava dilekçesinde belirtilen ancak davaya konu edilmeyen aynı hukukiden kaynaklı alacak kalemlerinin ıslah dilekçesi ile talep edilebilmesinin mümkün olduğunu belirtmiştir.


YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2016/4901

Karar No: 2019/13972

Tarihi: 24.06.2019 İlgili Kanun/ Madde

4857 S. İş K. / 32

1475 S. İş K./ 14

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının Özel .... Koleji adına kurucu Asiye Turan ile 14/09/2014 tarihinde iş sözleşmesi akdederek aynı tarihte asıl görevli aylık ücretli öğretmen unvanıyla çalışmaya başladığını, sözleşme süresinin 1 yıl, aylık ücretinin de 1.900,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşmeye rağmen müvekkiline 10 ay boyunca aylık 1.400,00 TL ödeme yapıldığını, son iki aylık maaşını alamadığını, yazılı sözleşme gereği 1.900,00 TL maaş alması gerektiğinden ilk 10 ay için eksik ödenen kısma ait dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, ödenmeyen 2014 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ait aylık 1.900,00 TL den toplam 3.800,00 TL maaşın davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iş akdini feshetmeden devamsızlık yaptığını, 3 ay sonra huzurdaki davayı açarak kurumu zarara uğrattığını, müvekkili şirketin bir eğitim öğretim kurumu olduğundan bir sonraki yılın işleyişi ile ilgili kararlarını her yılın Haziran aylarında netleştirdiğini, davacının 2014-2015 döneminde de çalışmaya devam etmek istediğini bildirdiğini, dava konusu maaşının ödenmek istenmesine rağmen kuruma gelmediğini, huzurdaki dava öncesi kuruma iddia ettiği haksızlıklara karşı ne sözlü ne yazılı herhangi bir müracaatının olmadığını, davacıya oluşan durumun giderilmesi için bir çok kez davet gönderildiğini, davacının hiçbir davete icabet etmediğini, herhangi bir eksik maaş alacağının bulunmadığını, bordroya imza atarken ne kadar maaş aldığını gördüğünü, dava konusu Temmuz ve Ağustos maaşlarının davacının okula gelmemesi nedeniyle kendisine ulaştırılamadığını, davacının hak ettiği bütün ücretleri aldığını, bunun bordrolarla sabit olduğunu, söz konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne, davacının 2014 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ait 3.800,00 TL net ücret alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının eksik olarak ödenen 10 aylık ücretine ilişkin dava ve taleplerinin saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı, yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Dairemizin ve Yargıtay'ın genel uygulamasına göre, aynı hukuki ilişkiden, somut uyuşmazlıkta aynı hizmet akdinden kaynaklanan alacak kalemlerinden dava dilekçesinde istenilmeyenlerin nisbi harcı ödenmek koşuluyla ıslah ile istenebileceği usul ekonomisi de dikkate alınarak kabul edilmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ve ıslah dilekçesi ile talep ettiği ücret farkı alacağı da aynı hizmet akdinden kaynaklanmakta olup, birleştirilecek ek dava ile istenilmesi yerine ıslah ile istenilmesinde usule aykırılık olmadığından, mahkemece bu alacak kalemi hakkında da olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle bu talep hakkında karar verilmemesi hatalıdır.

Mahkemece talebin kabulü halinde faizin ıslah tarihinden başlatılması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 24/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.




Kaynak: Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, Cilt : 16, Yıl:2019

492 görüntüleme0 yorum